ilksayfa.org

Her konuda bilgi kaynağınız


Yayınlanma tarihi: 31 Temmuz 2010

Meme kanserinde yürüyüşün önemi

Prof. Dr. Hilal Ünal, günde 30 dakika veya haftada 3 kez birer saat yürüyüş yapan kadınların meme kanserine yakalanma risklerinin yüzde 50 oranında azaldığını bildirdi.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Meme Kliniği Sorumlusu Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hilal Ünal, günde 30 dakika veya haftada 3 kez birer saat yürüyüş yapan kadınların meme kanserine yakalanma risklerinin yüzde 50 oranında azaldığını bildirdi.

Prof. Dr. Ünal, yaptığı yazılı açıklamada, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduÄŸunu, batı ülkelerinde her 8 kadından birinin hayatının bir döneminde meme kanserine yakalandığını, Türkiye’de de her 12 kadından birinde hayatının bir döneminde meme kanseri geliÅŸtiÄŸini belirtti. (daha fazla…)

Yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2008

İshal, yaz ishali ve tedavisi


ishal Nedir ? İshal, dışkılama sayısında artışla beraber, dışkının şekilsiz bir hal alması olarak tariflenir. Normalde dışkı kuru ve şekilli iken, ishal durumunda içerdiği su miktarı artarak şekilsiz olur. İshal nedeniyle barsak hareketleri artar, normal süreden daha kısa aralıklarla dışkılama ortaya çıkar.

ÖrneÄŸin günde bir kez katı, ÅŸekilli dışkılaması olan bir kiÅŸi, günde 3 – 4 kez veya çok daha fazla dışkılıyorsa veya dışkı cıvıklaÅŸmış, su gibiyse ya da sümüksü olmuÅŸsa ishalden bahsedebiliriz.

ishal Nedenleri Nelerdir ?
İshale neden olan pek çok durum mevcuttur. İshal nedenlerinin başında mikrobik ishaller gelmektedir ki, konumuz olan yaz ishalleri de bu gruptandır. Mikroplar dışında başta antibiyotikler olmak üzere çeşitli ilaçlar, çeşitli mide-barsak hastalıkları, bazı hormonal hastalıklar, barsak veya barsak komşuluğunda ortaya çıkan tümöral durumlar, aşırı ve ani ısı değişimleri de ishale neden olabilir. Heyecanlanma, üzüntü, korku, stres gibi durumlar da ishale neden olabilir.
(daha fazla…)

Yayınlanma tarihi: 20 Kasım 2008

Deli dana hastalığı (bovine spongioforme)


deli dana hastalığı  bovine spongioforme encephalopathie : İngiltere de 10 yıl önce patlak veren ve sığır etinden insanlara da geçebileceği kabul edilen Deli Dana hastalığının başlıca nedeninin hayvancılığın bir sanayi haline geldiği Avrupa da sığırların ot yerine etle beslenmesi olduğu sanılıyor.

Avrupa ülkelerinde et ve süt hayvanları ucuz ve karlı olduğu gerekçesiyle, giderek artan biçimde, bitkisel yemler yerine kemik tozu ve insan tüketiminde kullanılmayan artık etlerden imal edilen yemlerle besleniyor. Birçok bilim adamı doğal beslenme biçimine aykırı bu diyetin tehlikeli hayvan hastalıklarının yayılmasına neden olduğunu düşünüyor.
(daha fazla…)

Yayınlanma tarihi: 18 Kasım 2008

Kan zehirlenmesi septisemi


Çok hızlı üreyen mikroplar, vücudu zayıf buldukları takdirde, sürüler halinde dokuya hücum ederler. Zayıf buldukları noktada damarları delip kana karışırlar.

Bilhassa iltihaplı yaralarda mik­ropların kana karışma ihtimali daha yüksektir. İşte, ne ÅŸekilde olursa olsun, mikropların kana karışması hâdisesine “Kan zehir­lenmesi” veya tıptaki adı ile “septisemi” diyoruz.

Hızlı üreyen mikroplar, en fazla bademcik, diş eti, sümük bez­leri, safra kesesi, böbrek ve rahim gibi iltihap kapma riski yüksek olan yerlerden kana karışmaktadırlar.
(daha fazla…)

Yayınlanma tarihi: 17 Kasım 2008

Astım nöbetlerinin nedenleri

Astım nöbetinin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı kişisel özelIikler dikkate alınmalıdır. Bazı insanlar belirli akrji uyancı maddelere (alerjen) karşı aşırı duyarlıdır. Bu durum organizmanın özgün antikorlar denen bazı maddeler oluşturmasına neden olur; bunlar daha sonra alerjenlerle karşılaşınca astım nöbetlerini başlatır.

Olguların büyük bir bölümünde solunan hava aracılığıyla akciğerlere ulaşan alerjen madde, hücrelere yapışık olarak bulunan antikorlarla karşılaştığında, akciğer dokusunun tüm bileşenlerinin katıldığı, bir dizi ani gelişen süreç başlar. En ince bronş dallarının çevresindeki dairesel düz kas lifleri kasılarak büzülürler ve böylece hava ile kan arasında gaz alışverişinin (karbon dioksitin atılarak oksijenin alınması) gerçekleştiği hava keseciklerine (alveol) ulaşan havanın geçtiği alan daralır.
(daha fazla…)

Yayınlanma tarihi: 27 Ekim 2008

Şeker Hastalığı Diyabet


” İnsülin´in ortaya çıkması sayesinde diyabetik koma çağından, diyabetik komplikasyonlar çağına ilerledik.”

Bu sözler, şeker hastalığı konusunda zamanının önemli uzmanlarından olan E.P.Joslin´e ait. İnsülin´in keşfini izleyen dönem içinde bundan yaklaşık 70 yıl kadar önce söylenmiş bu sözler, tıp dilinde Tip 1 diabet olarak adlandırılan insüline bağımlı şeker hastalığı için söylenmiş olmakla beraber, bu gün için, İnsülin´e bağımlı olmayan yani Tip 2 diabet için de geçerlidir.

Bu sözlerle ne denilmek istendiğini belki anladınız. Şeker hastası olarak yaşanan yıllar çoğaldıkça, bu hastalığın neden olduğu ek sorunlar (komplikasyonlar) da artmaktadır.
Diabetin Tipleri Nedenleri?
Diabet denilince, kandaki glukoz metabolizmasının bozulmasına yol açan birbirinden ayrı iki tablo anlaşılır.

Juvenil diabet olarak da adlandırılan tip 1 diabet, genellikle çocukluk yaşlarında ortaya çıkar. Nedeni, pankreasın beta hücrelerinin yeteri kadar insülin üretememesidir. Bilindiği gibi insülin, sindirim sisteminin gıdalardaki unlu, şekerli, nişastalı maddeleri işleyerek oluşturduğu ve kana karışmasını sağladığı glukozun, hücrelere girip kullanılmasını yani enerji üretilmesini sağlayan bir hormondur. Yeterli insülin bulunmadığı taktirde, kanda bol miktarda bulunan glukoz hücrelere giremez, hücreler açlık çekerler. Bunun aşırı olması, hücrelerin ve dolayısıyla hastanın ölümüne yol açabilir. Bu nedenle tip 1 diabeti olan hastaların, glukoz metabolizmasını düzenlemek için, ömür boyu, insülin takviyesi yapmaları gerekir.
(daha fazla…)

Şu an 1. sayfadasınız12345...Son